
İlgili yazı şurda: http://www.taraf.com.tr/makale/5390.htm
Şimdi bunun hangi paragrafına ne denir, insan apışıp kalıyor. Sen demokrasi diyorsun, hukuk devleti diyorsun sonra da güneydoğudaki yöresel kanunların varlığından bahsetmiş ve bunları göz önünde bulundurmak gerekiyormuş diye geliyorsun. Sıla dizisi filan geçiyor arada ama o kısım beni aştı sanırım.
Bir de öyle bir hava var ki, sanki töre, töre cinayeti önceleri hiç yoktu, sonra birden koruculuk sistemi geldi ve herkes birbirini öldürmeye başladı sanır insan. Kabul edemiyor ki korucu olmasa da o silahı bir şekilde bulur ve öldürür. Töre bu. Senelerdir böyle.
Bu kişi ise bu soruna değinmiyor bile. Töre zaten vardır, kabul etmek lazım diyor adeta. Suçu da birilerine atıyor ama kim o da belli değil. Eğitimin bu sorunu çözeceğini inanlarla da adeta dalga geçiyor. Herhalde ellerimiz açıp kimsenin birbirini öldürmemesi için dua ederek çözeceğimizi filan zannediyor.
Ve son paragrafa geliyoruz ki meğer olay köyün adını değiştirince başlamış. Töre diyorduk, geri kalmışlık, eğitimsizlik vs. diyorduk, Kürt kimliği meselesi nerden çıktı yahu?
Taraf zaten katliamı ilk olarak Jitem'e bile bağlama başarısı göstermişti. Hazır her telden çalmışken bir de keşke şöyle Jitem'e de bir gönderme yapsaymış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder