Siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.06.2009

Trabzon ve Taş Atma Sanatı

Bu şehirde bir şey var...

Henüz biz o şerefe nail olamadık ama Trabzon deplasmanına gitmiş ve "hacı" (aynı zamanda "gazi") olmuş arkadaşlarımızdan bildiğimiz ve televizyonlardan gördüğümüz kadarıyla Trabzon taraftarının özellikle Fenerbahçeliler'e bir taş atma sevdası var. Bunu zaten biliyoruz.

Bugün ise bu olayın Fenerbahçe'yle sınırlı olmadığını dehşetle izledim.

Olay KTÜ'deki şenliklerde yaşanmış. Sahne alan Kenan Doğulu'ya (Şampiyon Beşiktaş dediği için gibi bir bahane var sanırım) taş atılmış! Bildiğin taş... Sahnedeki şarkıcıya... Benim gibi inanamayanlar için videosu da var:


Taş atma ötesinde de hepimizin bildiği bir çok cinayetin yaşandığı veya katilinin çıktığı bir yerden bahsediyoruz. Eğitimsizlik mi cehalet mi yoksa özel mahalli şartlar mı bilmiyorum ama bu şehirde bir sorun var. Böylesi olamaz... 

Bir insan topluluğunu bu hale getiren şartlar nedir, orada neler oluyor, hakikaten insan merak ediyor. Üniversiteler araştırmalı, yazı dizileri yapılmalı, bir şekilde bu şehirdeki sorun irdelenmeli ve acilen çözülmeli. Yoksa bunun sonu daha da kötü olacak, buraya yazıyorum.

19.05.2009

Taraf Kime Hizmet Ediyor?

Bugün 19 Mayıs. Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Gel gör ki Zaman, Yeni Şafak gazeteleri bile bir şeyler yazıp çizmişken Taraf gazetesinde herhangi bir ibarenin dahi olmaması ne iştir? Bu adamlar kime çalışıyor? Dertleri ne? Yoksa sadece tecrübesizler mi?!..


19 Mayıs tarihli Taraf gazetesi.

Manşetteki Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki yargılansın kararının Kürt açılımına balans ayarı olarak yorumlanması (ki bence muhteşem (!) bir başarı, helal olsun) belki bir şey çağrıştırır...

10.05.2009

Yıldıray Oğur'dan İnciler

Öncelike belirteyim ilk başlarda bu yazar kişisi ve aynı kafadaki 2. cumhuriyetçilerden oluşan Taraf gazetesi, antimilitarizm, demokrasi gibi söylemleri nedeniyle dikkatimi çekmişti. Arada takip ediyordum, ancak zamanla ne denli "enteresan" bir anlayışları olduğunu daha iyi görmeye başladım. Geçtiğimiz gün de bu enteresanlıklar zirvesini yaptı.


Şimdi bunun hangi paragrafına ne denir, insan apışıp kalıyor. Sen demokrasi diyorsun, hukuk devleti diyorsun sonra da güneydoğudaki yöresel kanunların varlığından bahsetmiş ve bunları göz önünde bulundurmak gerekiyormuş diye geliyorsun. Sıla dizisi filan geçiyor arada ama o kısım beni aştı sanırım.

Bir de öyle bir hava var ki, sanki töre, töre cinayeti önceleri hiç yoktu, sonra birden koruculuk sistemi geldi ve herkes birbirini öldürmeye başladı sanır insan. Kabul edemiyor ki korucu olmasa da o silahı bir şekilde bulur ve öldürür. Töre bu. Senelerdir böyle.

Bu kişi ise bu soruna değinmiyor bile. Töre zaten vardır, kabul etmek lazım diyor adeta. Suçu da birilerine atıyor ama kim o da belli değil. Eğitimin bu sorunu çözeceğini inanlarla da adeta dalga geçiyor. Herhalde ellerimiz açıp kimsenin birbirini öldürmemesi için dua ederek çözeceğimizi filan zannediyor.

Ve son paragrafa geliyoruz ki meğer olay köyün adını değiştirince başlamış. Töre diyorduk, geri kalmışlık, eğitimsizlik vs. diyorduk, Kürt kimliği meselesi nerden çıktı yahu? 

Taraf zaten katliamı ilk olarak Jitem'e bile bağlama başarısı göstermişti. Hazır her telden çalmışken bir de keşke şöyle Jitem'e de bir gönderme yapsaymış. 

1.05.2009

Welcome Back