10.05.2009

Yıldıray Oğur'dan İnciler

Öncelike belirteyim ilk başlarda bu yazar kişisi ve aynı kafadaki 2. cumhuriyetçilerden oluşan Taraf gazetesi, antimilitarizm, demokrasi gibi söylemleri nedeniyle dikkatimi çekmişti. Arada takip ediyordum, ancak zamanla ne denli "enteresan" bir anlayışları olduğunu daha iyi görmeye başladım. Geçtiğimiz gün de bu enteresanlıklar zirvesini yaptı.


Şimdi bunun hangi paragrafına ne denir, insan apışıp kalıyor. Sen demokrasi diyorsun, hukuk devleti diyorsun sonra da güneydoğudaki yöresel kanunların varlığından bahsetmiş ve bunları göz önünde bulundurmak gerekiyormuş diye geliyorsun. Sıla dizisi filan geçiyor arada ama o kısım beni aştı sanırım.

Bir de öyle bir hava var ki, sanki töre, töre cinayeti önceleri hiç yoktu, sonra birden koruculuk sistemi geldi ve herkes birbirini öldürmeye başladı sanır insan. Kabul edemiyor ki korucu olmasa da o silahı bir şekilde bulur ve öldürür. Töre bu. Senelerdir böyle.

Bu kişi ise bu soruna değinmiyor bile. Töre zaten vardır, kabul etmek lazım diyor adeta. Suçu da birilerine atıyor ama kim o da belli değil. Eğitimin bu sorunu çözeceğini inanlarla da adeta dalga geçiyor. Herhalde ellerimiz açıp kimsenin birbirini öldürmemesi için dua ederek çözeceğimizi filan zannediyor.

Ve son paragrafa geliyoruz ki meğer olay köyün adını değiştirince başlamış. Töre diyorduk, geri kalmışlık, eğitimsizlik vs. diyorduk, Kürt kimliği meselesi nerden çıktı yahu? 

Taraf zaten katliamı ilk olarak Jitem'e bile bağlama başarısı göstermişti. Hazır her telden çalmışken bir de keşke şöyle Jitem'e de bir gönderme yapsaymış. 

4.05.2009

Japon Bayrağı (!)


Üst üste 6. maç olmuş Fenerbahçe, Beşiktaş'ı yeniyor.

Nereden nereye... Bir zamanlar şansımız tutmuyor derdik, ne yapıyor ne ediyoruz bir türlü yenemiyoruz derdik, şimdi en rezil halimizle tonla eksiğe rağmen bile yeniyoruz. Mukadderat işte.

Gel gelelim bu durum bile bu derbinin uzun zamandır öncesinde en az heyecanlandığım, kazandığımızda da en az çıldırdığım derbilerden birisi olması gerçeğini değiştirmiyor. Liderin 9 puan gerisinde, küme düşme potasındaki her takıma puanları dağıtmış, ancak derbi konsantrasyonu ile maçları kazanabilen bir takımımız var. Takımı diğer maçlara motive etmesi gereken kişi ne yapıyor peki? Takım bir şekilde iyi oynuyorken bile hala takımda ayağında topu tutabilen kim varsa oyundan alıp rahat kazanacağımız maçı zora sokmayı başarabiliyor. Şansına Gökhan Gönül ve Ali Bilgin alakasız mevkilerinde fena oynamadı da ilk bakışta saçmalıktan başka bir şey olmayan ilk 11 hakkında da fazla konuşulmadı. Yoksa bu adam gerçekten her yaptığıyla çok acayip...


Futbolcular hakkında ise üstteki isimler dışında yeni çok bir şey yok. Uğur Boral yine top eziyor, fantazi peşinde, Deivid etkisiz, Semih sakatlıktan sonra bir türlü toparlayamadı, R.Carlos idare ediyor, vs. Emre fena oynamadı gözüktü ama o dünyayı ben yarattım tavırları o kendince hırslı ama esasında inanılmaz itici hareketleriyle bu adamı bu takıma sokana lanet etmemi yine bir şekilde sağladı.

Neticede bu hafta kazandık, haftaya ne olacak, gene kuvvetle muhtemel yenileceğiz. Ama Beşiktaş'ı İnönü'de yenmenin de tadı ayrı.

Söylemeden geçemeyeceğim, bir Japon bayrağı vardı n'oldu ona?

2.05.2009

Real: 2 Sürreal: 6

Guardiola Barcelona soyunma odasında ne anlatıyor çok merak ediyorum. Bu takımı nasıl böyle oynattığından, taktik dehasından filan değil; söyleyecek ne buluyor onu merak ediyorum. Bu adamlar hakikaten sürreal...

Taktik, düzen, vs. ihtiyaç duymayan ve önüne gelen her takıma canı isterse istediği kadar gol atabilen bir takım daha hatırlamıyorum. Hayır, olur 6 tane de atarsın ama bir takımla da böyle dalga geçilmez ki... İnsan özenmiyor değil.

Bize de yine anca kulakların çınlasın deyip kendimizce eğleniyormuş gibi yapmak ve pazar günkü eziyeti beklemek düşüyor.

1.05.2009

Welcome Back

Merhaba!

"Herkes yapıyor, bizim neyimiz eksik olm" demiş atalarımız. Ne güzel söylemişler...

Spor, siyaset ve kafama takılan bir sürü şeyi dökebilecek yer lazımdı, burası iyi oldu.

Hele bir başlayalım gerisi gelir.

Ve umarım işe yarar...